3 Haziran 2010 Perşembe

Dal

Seni çıkarıyorum benden
Geriye kalan
Et
Kemik
Ve
Hissiz bir beden.

mirfanK'10

Dünaydın Sevgilim - XII

"... gelişinin üzerinden kaç zaman geçti bilmiyorum ama gelişinden sonra yüzümden geçen gözyaşlarım okyanus..."

Bir dağın başında kalbim oksijen için can çekişirken aşkın tanımını getirdim tekrar önüme. "... aynı havayı soluduğunda daha az nefes almaktır..."

Kaç aşık sevdiğinin yanında ciğerlerini doldurur bilmiyorum ama ben kokunu muhafaza edebileceğim kadar soludum o havayı. Yıldızlar şahit. Benim dilim yalanı bıçaklasa da yıldızlar şahit, yıldızlar masum, yıldızlar...
Onlar dile gelse anlatsalar kaç kere sensiz baktığımı onlara, kaç kere dualarıma bahane ettiğimi söyleseler. İnandıklarını anlatsalar, sabrımı söyleseler sana. Gözlerin çakmak çakmak bakacaksa eğer yıldızlara dil oldum ben. Bil.

...

İmkansızdan bir önceki durakta buldum seni. Belki de hep orada bekliyordum ben, sen yeni geldin. Koşuşturup duran çocukların arasında dimdik, gözlerini kırpmadan bir adamı oynadım tam 761 gün. Ve sen mutlu oluyorken; öyle sanıyorken, ben aşık oluyordum sana damla damla.

Zor, birini "en güzel" yapan sıfattır diyerek zorlaştırıyorum seni içimde. O kadar zorlaştırıyorum ki bazen hayallerime ortak ederken utanıyorum kendimden. Nasıl oldu da sevebildim bu kadar diye soruyorum kendime. Akışına bırakınca seni hiç bilmediğim ve daha önce görmediğim bir şiddette büyüyorsun. Önüne geçeyim diyorum. Acımıyorsun / Ezip geçiyorsun.

Ayaklarının dibinde bir çocuk. Veda etsen, hayatının anlamıyla kaybolup gidecek. Sessizce çıkıp gitsen kaşlarıyla, gözleriyle, etiyle, sesiyle seni bekleyecek.

Yalnızlıktan bağımsız bir şey şimdi yaşadıklarım. Çocuk dönüp duruyor yatağında uyumak için. Ama bir sesle irkilip hayatının göbeğinde oturan güzeli seyrediyor.

...

Bir gün dizlerimi parçaladığım yerde gülerken gördüm seni. Ben çocukluk masumluğumu giyinmiştim, cebimde turbo sakızlarım. Sen de aynı masumlukta ağzını yüzünü bulaştırdın eskilerin dondurmasına. Çocuktuk biz. Büyümedik. İçimde yukarı doğru koşan bir sevda var. Onun kadar hızlı atıyor yüreğim. Yalnızlık zor olsa da "Sensizlik" apayrı bir şey.

İlk heyecanlandığım yerde
İlk gözlerimin doluşunu izlediğim yerde
Heyecanlandım
Gözlerim doldu.

Uçsuz bucaksız bir mutluluksa dilediğin;
Aç kollarını ve yatağına at kendini.
Mutluluğun ilk kartopunu attım yüreğine
Çığ olup geliyor ayaklarının dibindeki çocuğun önüne.

Alt mahalledeki aşık çocuğun söylediği şarkı kadar masum, boğazına sarılan çocuk kadar deli, hissedemeyeceğin kadar çok.

mirfanK'10
[Dünaydın Sevgilim]

Tebessüm

Adının kelimeler arasında karıştığı bir gün oturdu yüzüme tebessüm.
Gelişine verdim bu adı
Ağaçlara senin adın
Bebeklere senin adın
Yokluklara
Hasretlere
Olmamışlara
İmkansızlara senin adın...


Biliyorum şu anda "O" uyuyor ama,
Biliyorum şu anda "O" yarı ölü ama...
Ben rüyalarına sevgilerimi gönderiyorum.

Ve biliyorum.
Bir gün tüm uykularını süsleyecek bir isim
Ve onu sonuna kadar çekeceksin ciğerlerine.
O nefes seni çok mutlu kılacak biliyorum.
Belki yanımdayken arifesini yaşıyorsun o mutluluğun
Belki de o mutluluğa bir adım yaklaşıyorum.
Ama o nefesini dışarı vermeye çekineceksin.

Velhasıl;

İçimde körebe oynayan bir çocuk var şimdi.
İki eli de karşıda ve boş ama yüreğiyle seni arıyor.
Birazdan gözyaşlarınla boğulacak

Bilmeni isterim ki;
İşte bunu bilmek

Beni kahrediyor...

mirfanK'10
[Tebessüm]

Ayak İzi

Ayağın yumuşak yüzeyde bıraktığı iz...

Ayak izine rasladım
Benim izlerimin yanında.

Belirgin bir güneş ışığıyla ve üzerinde yağmur taneleriyle.
Aralarında bir çiçek var.
Bir taş var aralarında.

İki iz var toprağın üzerinde
Yerin altında can çekişen aşkıma inat
Ağzının dibinde duruyor izim.

Yanında yürümek
Topraklara ışık vermek
Çiçeklerle uğraşırken sen;
Bu izi görüp resmetmek...

Aşk...

mirfanK'10
[Ayakizi]

28 Mayıs 2010 Cuma

Düş Evimin Arka Bahçesi

Ayrılık atına binip gittiğini
Göz yaşı olup tılsımlı yüzüğü
Parmağından sıyırıp atıp ağladığını
Yanı başındaki gömütlüğün aniden çatladığını
Erkeğin sandığın o taştan heykel
Tuz parça olurken gözünün önünde sen
Tenezzülen bakıp gecenin laciverdine
Ayrılık atına binip gittin gülüm
Binip gittin...

Giderken bir siyah beyaz
Fotoğraf oldun albümde çoktan
Bir vedadan bahsederken birileri
Satır arasında söylenen
Bir kadın ismi oldun hatırlandığın...

İşte o zaman bütün nilüferler
Durgun yatağından uyandırıldılar
Beyaz tülden elbiseleriyle
Karşıdaki tepeden şelale olup aktılar...

Şimdi sen
Bahçesindeki çiçekleri kurumuş
Oturulmayan bir ev oldun
Perdeleri percazına sıkıştırılmış
Kahverengi camdan farkın kalmadı...
Her serin havada hatırlıyorum seni
Her rüzgar güllerinin rengarenk dönüşündeki
Renksiz bir hatıra ne tuhaf bir masaldır değil mi...

Buluttan yeni dönmüş yordun yıldırımlar vardır bilirsin
Suda yürümüş ürkek çocuk adımları gibi
Ufka yürümeye çalışan
Tacı elinden alınmış o güzelin şaşkınlığı...

Bir daha süt içemeyecek olan
Yatalak hastanın kimyasındaki bitkinlik
Bütün bunları bilginler,bilim adamları düşünedursun
Sen hep gözlerimde
Bir şeylere acelesi olan
Nalı kırık atınla gidiyordun...

Şimdilerde hediye alınmış kum saatiyle oyalanıyorum
Bir ters çeviriyorum
Bir de yana yatırıyorum
Zerreleri takip ediyorum
Bir aceleci kayıyor
Bir de deniz çarşafı dupduru simetri şişesinde...

Ayrılık atına binip gittiğini
Göz yaşı olup tılsımlı yüzüğü
Parmağından sıyırıp atıp ağladığını
Yanı başındaki gömütlüğün aniden çatladığını
Erkeğin sandığın o taştan heykel
Tuz parça olurken gözünün önünde sen
Tenezzülen bakıp gecenin laciverdine
Ayrılık atına binip gittin gülüm
Binip gittin...
Sen düş bahçemin arka bahçesinde yaşıyorsun artık
Sarı saçlı bez bebeği elinde...


Melon Şapka

9 Nisan 2010 Cuma

Peri

Bir ay var gökyüzünde
Gözlerin gibi parlamak hevesinde.

Sen de doğdun geceme biraz önce
Tebessümle karşıladı seni yıldızlar
Hiç tanımadığım bu kentte.

Habersiz bir uykunun dibindesin şimdi.
Göz kapaklarıma oturdu bu sessiz gidişin
Sessizce kayboluyorum bende
Son dileğimi
Bu geceye diliyorum.
Uyurken beni gör
Uyandığında da aklında olayım diyor;
Yıldızlara göz kırpıyor uyuyorum.
Ben
Soluyorum.

mirfanK'10
[Peri]

8 Nisan 2010 Perşembe

Pamuk Sevda

Sensiz olmak
Tuhaf işte.

Ağızda küçüldüm.
Ne yapsam olmadı biliyorum.
Binlerce kez döndüğüm tövbelerimin bile
Boynu bükük.

Düşlerimde kurduğum dünya;
Hayallerimde büyüttüğüm yalanlar
Acıtan gerçekler
Ve
Dinmeyen palavralarla dolu.

Farkına vardım.

Hep yokuş yollarım.
İnerken güzel
Çıkarken
Zararlı.
Bu yüzden
Dönülmüyor...

mirfanK'10
[Aksaray]