hatırlamaya doymayan biz, ne çok şey borçluyuz yıldızlara.
şimdi adının mevsimi,
duvarlarda çoktan bitmiştir içli sesim,
bir bir yankı topluyorum,
-söylemişim, dinlememişim-
denizler, ırmaklar o kadar güzel ki bu mevsim;
musluklardan çamur akıyor,
saçların kumlu,
ellerin kirli kalsa ne olur?
güneş yok artık,
çıplak ayaklı güzeli unut ankara.
mazgallara koşan
bir düş bağışlıyorum sana,
ayaklarını iyi ezberle ama
kaçıyor o
ardına bakmadan
gök yağınca